internette kaç saatinizi harcıyorsunuz?

27 Mayıs 2010 Perşembe

Attila İlhan (1925-2005)


İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiyede’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.

2005 yılında İstanbulda hayata gözlerini yumdu...


ATTİLA İLHAN ın en sevdiğim şiiri....birinci yıl...


KİMİ SEVSEM SENSİN
kimi sevsem sensin / hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarım bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum

ATTİLA İLHAN
Bu sabah başıma gelen ilginç bi olaydan bahsetmek istiyorum...
Sabah uyandığımda buluşmak için en yakın arkadaşımı aradım. Açtı, uyku sersemi konuşmaya başladı. Ona, buluşmayacak mıyız bak beni çalıştırman lazım sınavda hiçbir şey yapamıcam, dedim takmadı. Kaçta yattığını sorunca 5buçuk, dedi. Tuhaf konuşmasını buna bağlarken onu uyandırma çabalarımı sürdürüyordum. 5dakika öyle konuştuk. Bana sınavım var dedi ben de bildiğimi söyledim... Her zaman 12-1 en geç2 gibi yatan bana, nası oldu da erken yattın diye sordu. Şaşırdım ama yine bir şey demedim. Biraz daha konuştuktan sonra bana birden 'senin de tarih sınavın var di mi' diye sorunca her şeyi anladım...
Tam 10 dakikadır beni başkası sanıyomuş:D:D
Gerekçe olarak 'ikinizin de muhabbetleri gülüşü aynııı' dedi.
Burdan kendisine selam gönderiyorum...:)))))
seni seviorm arkadaşım:)

Duman- Herseyi Yak

26 Mayıs 2010 Çarşamba

finaller...

Yarın büyük gün... 2 finalim ve 1 konuşmam var. Bu yüzen biraz gerginim... Neden önümüzde10 gün varken 3 güne 2şer sınav döşemişler hiç anlamıyorum... Acelemiz ne yani? Bir yere gitmiyoruz:) Öğrenciyiz sonuççta... İnsaf yani... Sınav tarihleri şöyle(ingilizce öğretmenliği birinci sınıflara duyrulur):
  • 28 mayıs: 10:30-sözlü iletişim becerileri/14:30-ileri okuma ve yazma
  • 31 mayıs: 9:15-bilgisayar/11:30-türkçe
  • 1 haziran: 13:00-eğitim psikolojisi/13:45-dinleme ve sesletim
  • 3 haziran: 14:30-bağlamsal
  • 3 haziran: 10:00-sözcük bilgisi

hepimize kolay gelsin... Kısacası Allah yardımcımız olsun....

25 Mayıs 2010 Salı

teşekkür

Finaller yaklaşıp sorumluluklarım omzuma yüklendiğinde kendime gelmem gerektiğini farkettim. Tabi tek başıma biraz zor oldu... Böyle zor bir anımda bir desteğimin olması kadar güzel bir şey yoktur heralde... Benim en büyük desteğim sevgilim; hayat kaynağım, yaşam sevincim derken klişe sözlerden oluşmuş iltifat dizisi çıkmıyor dudaklarımdan... O benim gerçekten hayat kaynağım, gerçekten yaşam sevincim...
Böyle konuşmakan ne kadar çekinsem de, dünkü toparlanmamın büyük mimarından bahsetmemem ona haksızlık olurdu. Yalnızlık zor şey gerçekten... Eğer o olmasaydı ne kadar zor olacağını düşünmek bile istemiyorum...
Eminim herkesin bir desteği vardır. En azından umuyorum... Benim dileğim desteğinizi, en iyi arkadaşınızı hiç kaybetmemeniz. Benim en iyi arkadaşım; sevgilim, hayat arkadaşım... Bu yazıyı ona adıyorum...
Çok teşekkür ederim benim biricik prensim... Sonsuza kadar beraber olmak dileğiyle...

teşekkür...

Finaller yaklaşıp sorumluluklarım omzuma yüklendiğinde kendime gelmem gerektiğini farkettim. Tabi tek başıma biraz zor oldu... Böyle zor bir anımda bir desteğimin olması kadar güzel bir şey yoktur heralde... Benim en büyük desteğim sevgilim; hayat kaynağım, yaşam sevincim derken klişe sözlerden oluşmuş iltifat dizisi çıkmıyor dudaklarımdan... O benim gerçekten hayat kaynağım, gerçekten yaşam sevincim...
Böyle konuşmakan ne kadar çekinsem de, dünkü toparlanmamın büyük mimarından bahsetmemem ona haksızlık olurdu. Yalnızlık zor şey gerçekten... Eğer o olmasaydı ne kadar zor olacağını düşünmek bile istemiyorum...
Eminim herkesin bir desteği vardır. En azından umuyorum... Benim dileğim desteğinizi, en iyi arkadaşınızı hiç kaybetmemeniz. Benim en iyi arkadaşım; sevgilim, hayat arkadaşım... Bu yazıyı ona adıyorum...
Çok teşekkür ederim benim biricik prensim... Sonsuza kadar beraber olmak dileğiyle...