Bu bahar o yorgunluğu hiç atamadım üstümden... Günde 5-6 saat uyumakla gurur duyan bana 12 saat yetmez oldu. Sıkıntım, yorgunluğum gittikçe arttı. Şimdi başka bir his kaplıyor aciz ruhumu: bir yere ait olmama duygusu...
Bilmiyorum hiç düşündünüz mü bunu; yaşadığınız ev, yurt ya da her neresiyse, hiç ''Yahu ben nerdeyim... Burası benim mi? Burası bana ait mi?'' ya da en kötüsü, ''Ben buraya ait miyim?'' vb... Son günlerde bunu düşünmeden edemiyorum. Yıllardır yattığım yatağa uzanmak ya da bir yıldır bana arkadaşlık eden yastığıma sarılmak istemiyorum artık. Ne içerisi benim ne de dışarısı... Soğuk kat kat artıyor ve arttıkça daha da boğuluyorum.
Derdimin çaresi var aslında; eğer sorarsanız; ama ben çaresizim bu konuda. İnsanın elinde olmayan şeyler de varmış ya da elinden gelmesi için biraz zaman lazımmış. Ben bu zamanı 3 yıl olarak hesapladım. Çarem 3 yıl uzakta yani bana...
Ben sabırsız bir insan değilim, göründüğümün aksine hiç olmadım. Sanırım umutlarımın azaldığı yerde oturup sallanıyorum şu anda. Zamanın esiri olmak böyle bir şey heralde...
Şimdi sadece iki seçeneğim var: beraatimi beklemek ya da kaçmak...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder